Daha önceki yazılarımda Telekom’un fintech’i keşfinden ve başarılarından bahsetmiştik. Sanırım inceleme sırası telekomun fintech’e yatırımlarına gelmiştir. Dünyada ve Türkiye’de Telekom şirketlerinin fintech yatırımlarını inceleyip strateji farklılıklarını değerlendirelim.

Konuya dünyadan girerken M-Pesa ile başlamak gerekir. Her yazımda mutlaka ismine rastladığınız M-Pesa Telekom ve fintech için bir mihenk taşı diyebiliriz. M-Pesa, 2007 yılında benim de tanışma şerefine nail olduğum Safaricom CEO’su Michael Joseph‘in  girişimiyle Kenya’da kurulan para transferi odaklı fintech girişimidir. M-Pesa’nın sahibi olduğu Safaricom, Vodafone’un grup şirketi olmasının yanı sıra Kenya ve Tanzanya’daki en büyük Telekom şirketidir. Şu an M-Pesa, Afrika ülkelerinin önemli bir kısmında, Hindistan, Afganistan’ın yanı sıra Romanya ve Arnavutluk gibi Avrupa ülkelerinde de faaliyetine devam etmektedir. Bu ülkelerin ortak özellikleri gelişmemiş veya az gelişmiş bankacılık sistemi. M-Pesa bu fırsatı ilk olarak Kenya ve Tanzanya ‘da değerlendirerek GSM operatörü müşterilerine para transferi imkânı sunmayı başarmıştır. Bu ürünü fırsat gördüğü diğer ülkelerde de uygulamaya devam etti. Safaricom dolayısıyla Vodafone kendi yatırımı ile fintech dünyasına girmiş ve aynı şekilde devam etmektedir.

M-Pesa, şu an 25 milyonu bulan müşteri sayısı ve 1 milyarı aşan işlem adedi ile Vodafone’un doğru bir yatırım stratejisi yaptığının göstergesi olmuştur.

 

2


2008-2015 M-Pesa Performans Karşılaştırması

 

Vodafone‘dan devam edelim ;

Vodafone İtalya’da ise farklı bir strateji ile ilerledi ve İtalya’nın PTT’si Post Italiane ile fintech alanında iş birliği yaparak Postepay girişimini hayata geçirdi…

Postepay, ön ödemeli kart ile para transferinden fatura ödemeye kadar bir çok finansal hizmeti içermektedir. İtalya’da 2,600.000’u bulan müşterisi ve %55 pazar payına sahip olması ile Avrupa’da alanında “Başarı Hikayesi“ olarak gösterilmektedir.

Bu durum karşısında Vodafone’un İtalya’daki bu stratejisinde de başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

 

1

POSTEPAY Ön Ödemeli Kart Adeti

 

Avrupa’ya devam edelim. Bu yaz Telefonica Almanya Fidorbank ile işbirliği stratejisi ile fintech alanına yatırım yapan bir diğer şirket oldu. Bu girişime “O2 banking” adını verdiler. Telefonica tarafından bakarsak bir “Telekom’un fintech yatırım stratejisi” fakat  Fidorbank CEO’sunun açıklamasına ise kendileri için bu bir dijital bankacılık yatırımıydı. Başarılı olacak mı sorusunun cevabını sanırım sene sonunda görmeye başlarız.

Biraz uzaklara gidersek kendi yatırımı ile fintech dünyasına giren diğer bir Telekom şirketi de Japonya’nın en büyük Telekom şirketi NTT Docomo. Şirket mobil finansal servislerini hayat geçirdi ama Japonya’daki zorlu regülasyonlar karşısında sanırım bu yatırımını durdurmak zorunda kalacak.

Fintech dünyasında sadece girişimciler değil, büyük oyuncular da bazen regülasyonlar karşısında zorlanabiliyor.

Şimdi de Türkiye’deki duruma bakmaya başlayalım. “Telekomun Fintech’i Keşfi” yazımda Türkiye’deki telekom şirketlerinin bugüne kadarki girişimlerinden bahsetmiştim. Tekrar bu detaylara girmeden Türkiye’deki fintech sektörü için önemli bir dönüşüm noktası olan 6493 sayılı kısaca e-para kanunu diye anılan regülasyonlar sonrasında telekom şirketlerinin neler yaptığına göz atalım.

Türkiye’deki 3 telekom şirketi de ayrı iştirak şirketlerini kurarak 6493 sayılı kanun kapsamanda BDDK’ya lisans başvurularını gerçekleştirdi. Turkcell ve Türk Telekom ödeme kuruluşu olarak başvurularını gerçekleştirirken Vodafone daha geniş faaliyet alanına sahip elektronik para kuruluşu lisansına başvurdu. Tabi bu durum lisans başvurusu döneminde sundukları fintech ürün kapsamlarının kanundaki konumları alakalı bir durum olduğunu ilave etmeliyim. Bu arada yazı hazırlanırken Turkcell’in ödeme kuruluşu iştiraki olan Turkcell Ödeme Hizmetleri A.Ş. firmasının lisansı Resmi Gazete’de yayınlandığını belirtmem gerekir.

Lisans başvuru sonrasında Turkcell, 3 telekom şirketinin de faaliyet gösterdiği mobil ödeme hizmetinin yanı sıra kredi kartı saklama özelliğini de ekleyerek “Paycell” markasını hayata geçirdi.

Bunun yan ısıra Turkcell Bip uygulamasındaki Garanti CepBank entegrasyonu ile para transferi denemelerine başladı. Zubizu mobil uygulamasının ödeme çözümü olarak Paycell’i tercih etmesi de dikkat çekici bir durum.

Turkcell’in Paycell markasını ve dolayısıyla fintech şirketini daha da büyüteceğinin sinyallerini vermeye başladı.

Türk Telekom tarafında da ödeme kuruluşu iştiraki olan Fleksus Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin bir ödeme platformu hazırlığında olduğunu biliyoruz. Çok yakında hayata geçeceğini düşünüyorum.

Vodafone ise 2012’den bu yana yaptığı ürün ve altyapı yatırımlarını kurduğu elektronik para ve ödeme kuruluşu iştiraki olan Vodafone Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri A.Ş. şirketi altına konumlandırarak lisansın onaylanması ile beraber sektöre tekrar hızla giriş yapacaktır.

Türkiye’deki telekom’un fintech yatırım stratejilerini kendi oluşumları ile ilerleyeceği kesin. Bankacılıkla mutlaka iş birliktelikleri olacaktır. Ama Telekom şirketlerinin fintech alanındaki daha önceki tecrübeler göz önünde bulundurursak bu iş birliktelikleri çok kapsamlı olmayacaktır.

 

Kutay Yalınkılınç

Birleşik Ödeme Ürün ve İş Geliştirme Direktörü

 

Benzer Yazilar

Günümüzde bankalar, kredi birlikleri, peşin ödeme kredileri ve diğer finansal firmalar daha çok...

Yakın zamana kadar, blockchain uygulamaları oluşturmak kodlama, kriptografi, matematik gibi önemli...

2016, fintech için heyecan verici bir yıl oldu ve 2017 de aynı şekilde devam ediyor. Yeni...

Leave a Reply